Mide bandı, ya da sıkça kullanılan adıyla mide kelepçesi, silikondan üretilmiş bir tıbbi cihazdır. Kabaca üç kısımdan oluşur. Midenin çevresine sarılan ve bir bisiklet lastiği gibi şişirilebilen band kısmı, bağlantı tüpü ve port. Bu bariatrik operasyonda, midenin üst kısmında, yemek borusu-mide bileşkesinin yaklaşık 20 mm altında küçük bir mide odacığı (poş) oluşturulacak şekilde, midenin çevresine takılıp sabitlenen bu band kullanılır. İsminden de anlaşılabileceği gibi, bu bandın en büyük avantajı, ameliyat sonrasında da ayarlanabilir olmasıdır.

Bir bağlantı tüpü ile bandla bağlantılı olan ve deri altına yerleştirilen ve port adı verilen aparat sayesinde, hastanın kilo verme hızına ve doyma hissinin oluşup oluşmamasına göre, sadece bir enjeksiyonla sıkılaştırma veya gevşetme yapılabilir. Bu sayede, üstteki mide poşu ile alttaki asıl mide arasında dar bir geçiş yolu oluşturulur. Poşun ciddi derecede az olan kapasitesi nedeniyle, hastalar çok erken dönemde doyma hissi alır ve yemeyi bırakırlar. Bu sayede alınan gıda ve dolayısıyla kalori miktarı belirgin olarak azaltılır. Eğer hasta yemeye devam ederse bulantı, kusma veya ağrı meydana gelir.

Bandın Ayarlanması Kolay mıdır?

Mide kelepçesinin iç yüzünde bisiklet lastiğine benzer, uzunlamasına bir balon vardır. Bu balon, ince bir silikon tüple derialtındaki porta bağlıdır. Balon ameliyat sırasında boştur ve yaklaşık 1.5 ay süreyle de boş bırakılır. Çoğu kez sadece bandın takılması bile yeme miktarını kısıtlamaya ve hastanın kilo vermeye başlamasına neden olur. Kilo verme durumuna göre 2-3 kez ayarlama ihtiyacı olabilir. Bu ayarlamalar genellikle ofis şartlarında yapılabilir ve bir iğne batmasından daha fazla acı vermez. Bandın içindeki serumun arttırılması veya azaltılması ile istendiği zaman mide çıkışındaki açıklık kontrol edilebilir.

Bazen ciltaltına yerleştirilen port dönebilir. Port, titanyumdan imal edilmiş ve band markasına bağlı olarak kimi yapısal değişiklikler gösterebilen ve çoğu kez fasyaya tespit edilen bir aparattır. Tespit edilmesine rağmen dönme görülebilmektedir. Kanımca bunun en büyük sebepleri deri altındaki tünelin geniş açılması, yara yeri enfeksiyonları, hastanın aşırı hareketleri, portun büyük ve ağır olması, tespit dikişlerinin yüzeysel olması ve en başta da yerçekimidir. Fransa’dan Dr.Frering son iki yıldır portlarını tespit etmediğini ve dönmede bir artış görmediğini bildirmiştir. Açıkçası günlük pratikte, çeşitli hekimlerin yaptığı vakalarda oldukça sık port dönme sorunu ile karşılaştığım için, tespitin hala gerekli olduğunu düşünmekteyim.

lapband dolumuKonu açılmışken, port dönmesi sorunu yaşayan hastalara bir de gelişmenin müjdesini vermek isterim. Bilindiği gibi, portla ilgili en sık görülen komplikasyon dönmeye bağlı olarak enjeksiyonların yapılamamasıdır. Bu durumda, kısmi dönmelerde çok sayıda enjeksiyon gerekmekte, tam dönmelerde ise portun cerrahi olarak repozisyone edilmesi gerekmektedir. Helioscopie firması bu konuya çözüm olmak üzere, 360 derecelik bir port geliştirmiştir. Bu port, yaklaşık olarak 3 cm uzunluğunda bir silindir şeklindedir. Tespit ihtiyacı kalmadığı gibi, dönme de söz konusu değildir. Çünkü ne kadar dönerse dönsün, her yerinden enjeksiyon yapılabilmektedir. Bu portlarla üretilen yeni jenerasyon bandlar ülkemizde de mevcuttur ve tarafımızdan kullanılmaktadır.

Sindirim Sisteminde Değişiklik Yapılmakta mıdır?

Mide bandı ameliyatının en büyük avantajı mide anatomisinin kesinlikle bozulmamasıdır. Ne midede, ne de barsaklarda hiçbir kesme, dikme işlemi yapılmamaktadır. Bu nedenle de anastomoz kaçağı, sızıntı, kanama, enfeksiyon gibi komplikasyonlar en aza inmektedir. Bu ameliyat, kilo kaybettirici cerrahinin en basit tipidir ve istenildiği anda ayarlanabilir ve geri dönüştrülebilir bir işlemdir.

Mide Bandlarının Tipleri Nelerdir?

Ülkemizde bizim takip ettiğimiz kadarı ile farklı mide bandı bulunmaktadır. Bu bandların tümü de gerekli FDA ve CE onaylarına sahiptir. Dolayısı ile kalite anlamında birbirlerine üstünlüklerinden söz etmek mümkün değildir. Bandlar arasındaki temel farklar literatür destekleri, dolum miktarları, bazı şekilsel farklılıklar ve port yapılarıdır. Bazı bandlar 6 cc max dolum hacmine sahipken, bazıları 9-11 cc doluma erişebilir. Bandların mideye sarılan kısmının genişlikleri değişkendir. Bazı bandlar “shape memory” özelliklidir. Yani mide arkasından geçirildiğinde doğrudan şekil alırlar. Bazı bandların portları direk titanyum iken, bazıları tamamen silikonla kaplanmıştır.

Ve keza, bazı bandların üretiminde silikon içine radyoopak maddeler eklenerek grafilerde daha kolay görüntülenmeleri sağlanmıştır. Bu konuda daha geniş bilgi ve Türkiye’deki distribütörlerle ilgili iletişim bilgilerine buradan erişebilirsiniz. Ülkemizde mevcut gastrik bandlar: Lapband, (LAP-BAND) (Bioenterics Corp, USA), Swedish Adjustable Band (Allergan-Obtech Medical AG of Switzerland), Midband, (Medical Innovation Developpement in Lyon, France), A.M.I. Soft Gastric Band Premium (A.M.I. Agency of Medical Innovation. Austria) ve Heliogast Advanced (Helioscopie, Lyon, France)’dir. (Distribütörseniz ve ürününüz burada yer almıyorsa lütfen bize ulaşınız.)

Laparoskopik ve Açık Ameliyat Nasıldır?

Laparoskopi özel geliştirilmiş el aletleri, ışık kaynakları, görüntü sistemleri ve ileri teknoloji ürünü aparatlar sayesinde, karın içinde neredeyse tüm ameliyatların gerçekleştirilebilmesine imkan sağlayan ileri bir tekniktir. Gelişme karşıtlarınca iddia edildiği gibi, karın içinin yeterli görülememesi söz konusu olmadığı gibi, normal gözle görülemeyecek detaylar büyütülmüş olarak monitorde izlenmektedir. Safra kesesi ameliyatlarında altın standart olarak tescillenmiş olan bu metod, ayarlanabilir mide bandı ameliyatları için de tercih edilmesi gereken yöntem olmalıdır. Çünkü laparoskopi ile mide bandı yerleştirilmesi hem en az invaziv, hem de teknik olarak en kolay yöntemdir. Laparoskopik yapılan operasyonların etkinlik olarak geleneksel açık cerrahi yöntemlere eşit olduğu ve ameliyat sonrası hasta konforu ve daha hızlı iyileşme süreci açısından üstünlüğü kanıtlanmıştır. Burada da pek çok ameliyat için geçerli olan önemli bir nokta vardır. Laparoskopik mide kelepçesi operasyonları gerekli eğitimi almış ve tecrübeli ellerde çok düşük komplikasyon oranları ile gerçekleştirilebilirken, deneyimsiz ellerde felaketle sonuçlanabilmektedir.

Ayarlanabilir Mide Bandından Sonra Kilo Verme Nasıldır?

Hastalar ameliyattan sonraki 18 ay içinde fazla kilolarının % 60-75’ini verebilmektedir. Ancak bu kilo kaybının kalıcı olabilmesi için, hastanın bir takım suistimallerden kaçınması gerekmektedir. Band ameliyatından sonra kaybedilen kilonun geri alınması veya kilo verilememesi başlıca iki nedene bağlıdır. Bunlardan biri migrasyon, bandda delinme, band kayması gibi postoperatif komplikasyonlar, diğeri ise hastanın diyet kılavuzlarına uyumsuzluğudur.

Start typing and press Enter to search