Şişmanlık, vücutta fazla yağ birikmesi olarak tanımlanmaktadır. Çok eski zamanlardan beri ömür beklentisini azaltan sağlıksız bir durum olarak dikkatleri çekmektedir. Tıbbın babası olarak isimlendirilen Hipokrat (MÖ 460-370) bile, “şişman kişilerde ani ölüm zayıflara göre daha sık görülmektedir” demişti.

Man having oversized capsule for breakfast --- Image by © Jon Feingersh/zefa/Corbis

Man having oversized capsule for breakfast — Image by © Jon Feingersh/zefa/Corbis

Şişmanlık, günümüzde gelişmiş ülkelerdeki en önemli sağlık problemlerinden birini oluşturmaktadır. Sıklığı tüm dünyada her geçen gün artış göstermekte; diabetes mellitus, hipertansiyon, iskemik kalp hastalığı, safra kesesi hastalığı ve belirli karsinom türleri riski taşıyan kronik bir hastalık olarak halk sağlığını tehdit etmektedir.

Ayrıca, koltuklar, oturma yerleri ve giysi kalıplarının genişlemesine yol açarak ekonomik, ergonomik ve sosyal bir problem olarak da kendini göstermektedir. Böylece şişmanlık, diğer bir çok hastalıktan farklı olarak hekimlerin yanısıra uçak mühendisleri, otomobil tasarımcıları, stadyum, spor sahaları, sinema, tiyatro ve konser salonu gibi gösteri yerlerinin mimarisini planlayan kişilerin kabusu haline gelmekte, çeşitli giysi, iç çamaşırı ve takıların fabrikasyon üretimini etkilemektedir.

Bütün bunların yanısıra, toplumun şişmanlık korkusu, özellikle gençlerde anoreksiya veya bulemia nervoza gibi yeme davranış bozukluklarının tetiğini çekmekte veya değişik beslenme bozukluklarına yol açmaktadır.

Şişmanlığın topluma olan maliyeti gittikçe yükselmektedir. Amerikalılar 1989 yılında zayıflamak amacıyla 30 milyar dolardan fazla harcamışlar ve ABD de 1995 yılında şişmanlığın doğrudan tıbbi maliyeti 70 milyar ABD doları bulmuş; 2000 yılındaki şişmanlık total ekonomik yükü ise 117 milyar ABD doları olarak hesaplanmıştır.

Ülkemiz ile ilgili sıhhatli verileri göstermek biraz zor olabilir. Ama yapılan çalışmalar gittikçe ülkemizde de şişmanlığın bir sorun haline geldiğini desteklemektedir. Bilhassa son yıllarda özellikle gençler arasında da şişmanlık gittikçe yaygın bir hale gelmektedir.

Ülkemizde şişmanlık ile mücadele konusunda aşağıdaki hususların önemi vurgulanmalıdır:

A., Primer korunma önlemleri. Böyle kişiler normal ağırlıklıdır, şişmanlıkla ilgili yakınma ve bulgu mevcut değildir. Yani böyle önlemlerle normal ağırlıklı kişiler şişmanlıktan korunmaktadır ve şişman olmaları engellenmektedir:

  1. Bu konuda özellikle çocukların korunması sağlanmalıdır. Yuvalar, ana okulları ve ilk öğretim okullarında sıhhatli gıdaların verilmesi/ satılması sağlanmalı, renkli/ kolalı içecekler tüketimi azaltılmalı, daha sağlıklı ve sıhhi su gibi içecekler kolay temin edilmeli, açık havalı ve sağlıklı oyun alanları sağlanmalı, kapalı mekanlara sığınmaya neden olan internet, televizyon, video, sinema vs gibi oyun ve eğlence türlerinin tipleri ve süreleri azaltılmalı.
  2. Her türlü yayın kuruluşunda (özellikle televizyonda) sağlıksız gıda (mineral ve vitamin içermeyen, fakat yüksek kalori, doymuş veya trans yağ ve karbonhidrat içeren) çöplük gıda (junk food) denen besinlerin reklamlarının azaltılması veya tamamen engellenmesi,
  3. Gıdaların üzerine içerikleri konusunda bilgi konulması (özellikle kalori, yağ karbonhidrat ve vitamin gibi).
  4. Çöplük gıdalar yerine vitamin ve minerallerden zengin olan meyve ve sebze tüketiminin teşvik edilmesi

B., Sekonder korunma yöntemleri. Böyle kişiler artık şişmandır. Alınacak önlemler ile şişmanlıkları geri döndürülmeye veya durdurulmaya çalışılmaktadır.

  1. Aşırı yağlı, kalorili, karbonhidratlı gıda tüketiminin ve alkol alımının azaltılması,
  2. Çeşitli sağlık kuruluşlarında şişmanlık tanı ve tedavisi ile uğrasan ünitelerin açılması, desteklenmesi, personel ve olanak sağlanması,
  3.  Tüm şişman hastalara Sağlık Bakanlığı onaylı şişmanlık ve tedavisinde kullanılan ilaçların temininin sağlanması, bu konudaki bürokratik güçlüklerin engellenmesi ve böyle ilaçların maliyetlerinin ve katkı paylarının tamamen kaldırılması,
  4.  Tüm şişman hastalara Sağlık Bakanlığı onaylı şişmanlık tedavisinde kullanılan balon (intragastic balon, mide içi balon uygulaması), kelepçe (gastic banding, mideye kelepçe takılması) ve bypass girişimlerinin (çeşitli derecede mide ve barsak kısımları çıkarılması) endikasyonlarına göre yaygın olarak yapılmasının sağlanması, böyle konulardaki bürokratik güçlüklerin engellenmesi ve böyle girişimlerin maliyetlerinin ve katkı paylarının tamamen kaldırılması,

C., Tersiyer korunma yöntemleri. Böyle kişiler artık şişmandır ve beraberinde hipertansiyon, diabetes mellitus, dislipidemi, uyku apne sendromu ve benzerleri gibi komplikasyonlar gelişmiştir. Burada önce hastalardaki komplikasyonlar tedavi edilir ve olanak varsa şişmanlıkları çeşitli derecelerde geri döndürülmeğe çalışılır.

  1. Böyle hastaların tanı ve tedavisi için çeşitli sağlık kuruluşlarında şişmanlık ve komplikasyonları ile uğrasan ünitelerin açılması, desteklenmesi, personel ve olanak sağlanması,
  2. Böyle şişman hastalara her türlü ilaç temininin sağlanması, bu konudaki bürokratik güçlüklerin engellenmesi ve böyle ilaçların maliyetlerinin ve katkı paylarının tamamen kaldırılması,
  3. Böyle şişman hastalara Sağlık Bakanlığı onaylı şişmanlık tedavisinde kullanılan cerrahi girişimlerin endikasyonlarına göre yaygın olarak yapılmasının sağlanması, solunum destek cihazlarının temini, kan şekeri ölçüm cihazlarının temini, böyle konulardaki bürokratik güçlüklerin engellenmesi ve böyle girişimlerin maliyetlerinin ve katkı paylarının tamamen kaldırılması,

Şişmanlık Polikliniğine zayıflamak amacı ile başvuran normal ağırlıklı, fazla kilolu ve çeşitli derecede şişman kadın hastalarda sıklıkla görülen metabolik ve kardiyolojik risk faktörleri arasında serumda trigliserid yüksekliği, total kolesterol yüksekliği, HDL- kolesterol (iyi kolesterol, koruyucu kolesterol) düşüklüğü, bozulmuş açlık glukozu (açlık kan şekerinin 100 mg/ dL den yüksek, fakat 126 mg/ dL nin alında olması) tip 2 diabetes mellitus (insüline bağımlı olmayan diabetes mellitus, erişkin tipi diabetes mellitus), damar basıncı yüksekliği (hipertansiyon) ve metabolik sendrom varlığı (birden fazla metabolik ve kardiyolojik risk faktörünün birlikte bulunması) sayılabilir.

Aşağıdaki tabloda kadın hastalarda görülen metabolik ve kardiyolojik risk faktörleri özetlenmekte ve bunların ağırlık artışı ile yükseldiği görülmektedir. Şişmanlık artıkça risk göstergeleri de artış göstermektedir.

Tablo. Şişman kadınlarda görülen bazı komplikasyonlar ve BMI ile ilişkisi (%)*

 

Bu tabloda İstanbul Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Şişmanlık Polikliniğine başvuran 18 yaşından büyük, 465 normal ağırlıklı, 1147 fazla kilolu ve 4854 (1865 i 1.derecede şişman, 1493 ü 2. derecede şişman ve 1496 sı 3. derecede şişman) şişman olmak üzere 6466 kadın hastanın bulguları yansıtılmaktadır. .

BMI: Beden kitle indeksi= kg/ m2, IFG= bozulmuş açlık glukozu, DM: Diabetes mellitus, Metabolik sendrom ATP III kriterlerine göre değerlendirilmiştir (Kasım 2007). (Değerli hocamız, rahmetli Prof.Dr.Yusuf Orhan’ın makalesi)

Start typing and press Enter to search